28 Aralık 2012




SİMGE ŞİRİN

 Varoluşsal Bir Duruş Olarak Aşk                 

       “Anlat bana, aşk, benim kendime anlatamadığımı: biçilen bu kısa ve korkunç zaman boyunca, yalnız düşüncelerle yetinmek, buna karşılık hoş bir şey yapmamak ve tatmamak mı yazgım?” Ingeborg Bachmann “anlat bana aşk” şiirinde saçar aşk’a dair düşüncelerini onu cesurca sorgulayarak. Aşk’ın öznesinden kopuşunu hissettirir okura bu şiiriyle. Aşk duygusunun güçlülüğü karşısında boynu bükük duyguları, başka tutkuları, duygusal şiddetin kendisini hissettirdiği zamanlarda kopmuş beraberlikleri hatırlatır bize, aşk’a hoş bir şey yapmamak ve tatmamak mı yazgım diye soran şair.
       
      Her kim Bachmann’ın mutlak aşkı ele alan romanı Malina’yı okumuşsa; aşık olmanın, kendini bir başkasının hayat akışında bulmanın, benliğiyle değil de aşkıyla kendini ortaya koyan bir varlığın; yaşama dair tutkularının yerini nasıl aşk’a bıraktığını, varlığından da öteye koyduğu aşkın nasıl bireyin varoluşundan koptuğunun gözlemcisi olmuştur ister istemez.
    
      Aşk söyleminin başyapıtı sayabileceğimiz bu romanının edebi yükü üzerimize bu bağlamda ağır gelebilir. Tam kendimizi bulabileceğimizi düşündüğümüz bir anda her şey alt üst olabilir ve bu durum yapıtta defalarca gözümüze çarpar. Bachmann'in Malina'sını, Malina yapan kült sözler yapıtı okumayanlara yapıtın özeti gibi gelebilir. Lakin faşizmin ateş aldığı yer aslında hepimizin aşk adı altında ortaya koyduğumuz değerler bütünüdür. Bu bütün içinde yoksunlukların doğurduğu ilişki üzerine bir kadın'ın (yapıtta kadın'ın adı yoktur. ben'dir o) kendinden yoksunluğu ve savrulmuş hayatı üzerinde 'mutlak aşk' kıvamında tadabildiği bir gerçeklik vardır. Bu gerçeklik üzerinde durur işte Bachmann. Bu gerçekliği-mutlak aşk'ı- faşizm'in hayatımıza nasıl girdiğini, bizi benliğimizden nasıl uzaklaştırdığını, uzaklaşmanın görünmez acısıyla nasıl faşizme dayalı bir aşktan böylesine emin olup, bu aşkı benliğimizin dışında aşık olduğumuz kişiye yükleyip, öteki'nin sadece öteki olmasından doğan hazzı, nasıl kendimizden aciz bir şekilde hissettiğimizin, hatta hissetmekle kalmayıp benliğimize, varoluş üslubumuza nasıl da acı acı yüklediğimizin hikayesidir Malina. Bir kadın'ın varoluşundan doğan acı söylemler bütünü, öteki olanı yani Malina'yı vazgeçilmez kılabilecek kadar güçlüdür. Bachmann'in hayatımıza oturtabileceğimiz gerçekliği aşk söyleminin faşizmin çıkış noktası olduğu mu yoksa benliğin parçalanmış halinin öteki olanda yer bulması sonucunda, bireyin kendine duyduğu özlemlerin, aşk söylemi büyüdükçe büyüyüp öteki olana daha fazla tutunmaya çalıştığı mıdır? İşte bu sorularda devreye okur giriyor ve aşk söyleminin okurda bıraktığı etkisiyle soru cevabı içinde bulunduruyor. Yapıtı böylesine güçlü yapan da bu cevabı arama çabalarımızdan doğan benliğimizi sorgulama hali oluyor.

     Malina adlı romanı böylesine güçlü yapan bir başka değer de sosyal bir ilişki biçimi olan aşk’ın sosyalliğinden sıyrılıp bireysel olana geçiş yapmasıdır. Feminist eleştiriyle yeniden kavrama dökülen aşk’ı da hissederiz aslında romanda. Feminist eleştirinin  aşk’a getirdiği taze bakış açısıyla (“bizler aşkta tutkuyu karşılıklı yok etmek değil, eşit paylaşmak ve birlikte çoğaltmak, aşk ilişkisi içerisinde her türlü iktidar oyunundan vazgeçmek, sömürüyü ortadan kaldırmak istiyoruz”) okurların şu ana kadar karşılaştığı aşk kavramı yok edilir ve yerine bireylere aşkla beraber kendilerine ilişkide yer bulabilme hakkı doğar.


    Sonuç olarak, Bachmann’ın  romanında mutlak aşk’a dair bulduğumuz hakikatle feminist eleştirinin aşk’a dair duruşunu harmanladığımızda zihinlerimizde aşk kavramına farklı bir boyut kazandırırız.  Bu boyut bir ilişki biçimi olan aşkla benliğimizi ortaya koyabilecek kadar güçlü bir duruş kazandıracaktır bireye.

                                                                                                             

2 yorum:

Adsız dedi ki...

Great site you've got here.. It's hard to find high quality writing like yours nowadays.
I truly appreciate individuals like you! Take care!!
Stop by my homepage ; Geeks on Steroids Janeth

cin ayşe dedi ki...

thanks a lot:) I will have a look at yours. thanks for sharing also...