25 Kasım 2025

KAMUCAN YALÇIN. SüperEgoma Mektubumdur


 

 

(ona çaktırmadan yazabilmek için, dil yeteneği, gazoz açacağı, ses mekaniği,

börek estetiği, oyun cimnastiği kısacası el attığı hiçbir bölgenin yardımı ve desteği 

olmadan, kendi kafama sis bombası atıp, o karışıklıkta  hızlıca yazdım. 

Yaşasın karambol, yaşasın kakule. Sana da yazıklar olsun

bi'nazik çiftçi olamadın, iki dakika japonize olamadın Baumann-pis!!!! 

Alllah! Rafine rafine laflar podyuma çıktı, izimi buldu, ben kaçıyorum.) 

 

Bak Beynim Sana İki Çift Lafım Var 

 

Birazcık daha nazik gelirseniz dinleyeceğim.

Bir saniye… birazcık daha nazik gelirseniz.

Çünkü aslında operasyonda olan benim ya — ve benim sizi dinlemediğimi düşündüğünüz için sesinizi yükselten sizsiniz ya — oysa ki burada şöyle küçük bir detay var:

Sizin, benim sizin sesinizi dinlemediğimi size düşündüren, benim hayatımdaki tıkanmaları, kasılmaları, blokajları, hani size Ekstranaringelen yapıyı anladığınızdan emin değilim.

 

Çünkü ben aslında sizi dinlemediğim için değil, sizin anladığınızdan emin olmadığım için çoğu zaman kıpırdayamıyorum. Sırtındaki Burjör Anahtarını Kaybetmiş bir oyuncak bebek gibi. 

Hareket arzusuyla kasılıp kalıyorum. Kıpırdayamamaktan yorgun düşene dek. 

Ve ben kalkışamadıkça siz sesinizi yükseltiyorsunuz.

Siz sesinizi yükselttikçe ben biraz daha zorlanıyorum.

O yüzden lütfen birazcık daha nazik geliniz.

Öyle gelirseniz dinleyeceğim.

Çünkü böyle…

Çünkü böyle gelirseniz, herhangi bir pagan10numara5binyıldızyereyatıktembel ya da süper rafinemekanikmutluişçi — hiç fark etmez.

Ki bana neyi tercih ettiğimi soracak kadar varoluş sahibi olsaydınız- ki değilsiniz.

 

Ben, ilkini — yani o süperpaganyereyatıktembel dediğimiz türden bir kişi olmayı — tercih ederdim.

Siz böyle emrinize tahsis edilen nörolojik kaynakları hor kullandıkça, beni de hırpalayan, sizi de cazırdatan bir biçimde, o paganyereyatıktembel neredeyse ayağa kalkıyor daha ciddi bir biçimde uyumak için.. 

Bir paganyereyatıktembelin ayağa kalkması demek, dünyanın yan yatması demektir.

Benim dünyam yan yatmış bulunuyor. 

Dolayısıyla sizin de kafanız biraz bulanıklaşıyor olabilir.

Sırf bu yüzden bile, sizin söylediklerinizi kimi zaman dikkate almakla ilgili şüpheye düşmekte bir beis görmeyen ihtimamım bence son derece sağlıktan yana.

Bu yüzden lütfen herhangi bir şekilde…


YabenTürkiye’deyaşayabirkadınımarkadaşım.

Kendimi iki saniye kutladığımda bile-[ki  bu etkinliklerin ne kadar da  seyrek gerçekleştiğini  o sadistiksüper kafana sok diye konum attım.] en azından ışık hızıyla tepeme çıkmazsan, 

birazcık daha nazik gelip en azından yarım gün beklersen çok sevinirim.

Sonuçta siz bir noktada, beni bu hırpalayıp yere yatıran, bana bağırma gücünüzü de benden alıyorsunuz ya?…

O yüzden bir tık daha nazik gelirseniz pek memnun olurum.

 

Bir ‘tık’tan kastımdan ben de şu anda çok emin değilim.

Günün sonunda, 90’ların ortasındaki 'mouse' sesinden , mesafesinden, ölçümünden, 

işlerliğinden doğmuş bir kavram bu. Tık. 

Bir, iki, üç, tık. 

Geri git bebeğim — ister duygusal dünya olsun, ister dijital dünya

- kendi hayatındaki ruhsal, cicibicital etnisiteler içinden kendine ait  bir dans bul. 

Bir geçmiş uydur ve onu hızlıca hatırla.

 

Bir tık geri bas yahu.

Çünkü sen beni böyle tepeledikçe, yani gitgide bir devlete benzedikçe, senin de soluğun kesilecek.

Bak ama bunu bir fungal yapıya, vücuttaki zararlı bir mikroba üstten bildirir gibi söylemiyorum;

Arkadaşım… zararlı mikrop benim zaten, anladın mı?

Senin için zararlı mikrop benim.

Sana hiçbir halt yetmiyor.

 

O yüzden biraz rahat mı bıraksan artık beni ya?

SadoSüperegoların ucuza tatile gittiği bir Ege adası falan yok mu?

Bas git arkadaşım ya!


 

 CİN AYŞE 24. İHTİMAM. GÜZ 2025

Hiç yorum yok: