2 Mayıs 2023

HAFİZE ÇETİNKAYA. TÜRKİYE RİZOM BİTKİSİNE BENZEMEZ


-merkezci-

Yeşil tahtalara yazmıştım

Kesikti parmaklarım takvim kenarı metal işçiliklerden

Unutulanları hatırlarım ben sayı saymak günlerinden 99

El bezleri dolanır meyve bahçelerinde

Şıkırtılar ve röntgenler, alacalı sağ ve sol, tekel bayi mavi

Bir geyik vurdular o günlerde rengi turnusol

Büyük şehirlerde mezarlar iki büklüm diye

Geniş ölümlerini küçük şehirlere getirdi

Ben

Kışa denk gelen bayramlara sığınırım

Gökyüzüne bakınca 99 ağaç aralarına sokulurum

Turuncu bir kazağı giydirdiler lacivert fitilli kadife saydım 99

Ellerimi kesmiştik ta o günlerden hatıra kuruşları topladılar

Arkadaşım yan sınıfta kaldı, beslenmem otobüs kapısında

Ayaklarım balkondan sarkarken büyüdüm

Hepsine ağlarken gözlerim büyüyor tanesi 99

Müfredata uygun olmayan simitleri toprağa gömdüler

Hepsi aynı kışa denk geldi, üstelik bir depremi de buraya sıkıştırdılar

Sınıfımız 67 kişi, sıralarda dört kişiyiz, birimizin kulağı kesik benim ellerim

Güzel metal işçilikleri kesti hepimizi

Yeşil tahtalara da yazdık sırayla 99 Perşembe 

Akşamında güzel diziler

Okuyorlar ismimizi burada, burada, burada

İsmimizi ezberledik eğik çizgilerin hepsi 99 kere devrildi

Öğrendik hepsini aynı ağza çıkıyor bağırtılar

İçimden büyük büyük konuşuyorum z ve n korkutuyor beni

Yaban millet sakarya 

Ellerimde kına var kışa denk gelen bayramlarda sayıklarım

-Enfektonal-

Büyüyor ve bağırıyorum benimle lord adlı bir köpek havlıyor

Dağıttık briketleri evlere geniş bahçe duvarları kondurduk

Koyunların yünlerinde bizim renklerimiz kırmızı, yeşil, turuncu

Damlara günaşıklar ektik suladı tanrı bilmez bir çoban

O yaz okumayı bir kez daha unuttum

Işık ve ılık su içiyor pencereden 

İçimde domuz figürleri

Güzel dişlerimde gedikler mukaddes ablamın ismidir

Korkudan bebek düşüren gebeleri de gösterdiler

Ellerine eldiven kızların parmaklarını mı kesmişler?

Ben bağırdım kar yağıyordu lord adlı bir köpek benimle havladı

Vazelin sürüyoruz onun çatlaklarına

Kalbi kaldırırsa sabahı görecek gözlerine sürme çekeceğiz onun da mı ellerini kesmişler

O yaz duvar üstlerinden gördüm olanları

Sirkeli suya yatırdılar

Biz beş yıllık bir küsü bağlayarak durdurduk 

Etini pişirdiler onu besleyen adamı ağlattılar

Bir düğün kuruldu hepsini o yaz evlendirdiler

Ellerinde karanfiller beni beslediler

Parmaklarımdaki kesiklere vazelin süreceğiz.

Ayakkabılarımı sevdim tüpü taşıyan odur benim gönlüm kolu kırık olandan yana

Saçlarımı taradılar karşımda eğik aynalar

Müezzinin oğlu ve türkan kaçta gel oynuyor

Fergap deyince çikolata veriyorlar başörtünü çekiyorlar

Küçük bir oğlan çocuğuydum tırnaklarımı kestiler büyüdüm.

-hiyerarşi-

Ardı sıra kuzuladı koyunlar 

Ben cüzü ezberledim

İp bağladık uçlarına sırayla hepsi bizim rengimiz turuncu, mavi, yeşil

Sana mektuplar yazdı askerdeydi dört yıl gelmedi

Mantar tabancasından güzel kokular getirdiler

İsmini Meryem koydu sobanın arkasında oturuyordu

Yan yana sıralandık altı kişiydik dördümüz kardeş 

Dikenler dolaştı rüzgârla etek diktiler hepimize

Ben o günlerin sayıcısı altımız birden buruştuk gökyüzünde saman çalan nineler

Yan yana karanlıkta işedik sidiklerimizi izlerken uyuyakaldılar

Özgürdük

Köyleri yaktıklarında 99 Perşembe 

Televizyonlarda karlı günler

 

Partileri kapattılar babam sakallarını kesti

Bir saat hediye ettiler

Usulsüz bir şeyleri biriktirdik.



Cin Ayşe 19, bahar 2023, yabanilik içimizdedir

Hiç yorum yok: