24 Kasım 2012

14 taşlaşma


ANİTA SEZGENER

1. Hiçbir şey yazamayacağınızı hissettiniz. Taş. Günler geçiyor ve duygunuz azalmıyor. Pokerde hep kazanan bir anneanneniz var ve demir yoksunusunuz. Hep üşüyorsunuz. Ve kıskançsınız. Magnezyum eksiği. İşte! Gölgeler, boşluk ve bir mumla yüzünün yarısını hissedemeyen biri gibi, kitabevlerinde huzurlanan, geceden korku duyan biri gibi, kitapların hep son cümlelerine inanan ve kedilerden daha az sevildiğini düşünen biri gibi bugün ıslandınız. Ama yağmur yoktu.
2. Taşlaşma, öykünün bir yerinde geçecek şekilde düzenleyiniz rafları! “ Bilincin mutlulukla tek ilişkisi şükrandır.”
3. Olgunluk üzerine düşünmeye değer artık.
4.’Gecede’den kaçan ‘ölü’, ‘Haller Leyla’da taşlaşmış olabilir. Yine de konuşmayız.
5. (Dolunayı oldum olası sevmedim)
6. Güneyli bir yazarın tedirgin edici öyküleri. Oradan her an bir çocuk kaçabilir, yetişkinler taşlaşıp yuvarlanabilir. Yollara yeni yaya çizgileri gerek. Olgun kime denir?
7. ’Otuzuncu yaş’tan  ‘Nicholas’ın portresi’ne doğru yeraltından kazılsa Arkadia’ya varılacak belki de. Acının olmadığı yer tutulur.
8. Hiç çaba harcamadan mutlu olunan bir yerin varlığı için unut gözlüklerini! Giy terliklerini.
 “Terlik eğilmeye karşı duyulan nefretin anıtıdır.”
9. Öyküler tıkanmak içindir. ‘İskemleler’le ne çok şey yapılır! Ya elbiselerle yapılan söküm…
10. Durup dururken boyumuzun uzadığı ve ‘festina lente’ diye diye derimizin inceldiği uzak bir kıta düşü…Şimdi nerden çıktı bu taşlaşma…Kan pıhtılaşınca olgunlaşırız.
11. Haberler tıpatıp oluyor, ne yazık!
12. Öykülerinin çoğunda mantıksızın mantığının işlediğini söylüyor güneyli yazar. Ona kulak veriniz!
13. Pozantı’da kendini kalkışan çocuk. Hep ne kadar üzgünüz. Bir kuş tutsaydı ağzından o çocuğu.
14. Eylülün ortası ve elime aldığım kitaptan bir susamuru kaçtı. Korktum, anlamalısınız, bir süre nutkum tutulabilir.

cin ayşe 8'den...

Hiç yorum yok: