10 Kasım 2008

ÖZGÜL AKINCI
Biliyorum, yapmazsın


Leyla Erbil'in "Ölü" ve
Oğuz Atay'ın "Unutulan" öykülerinden
hareketle...

Bir kafe. Erkek ve kadın bir masada oturuyor. Erkeğin çürümüş bedeninden yer yer örümcekler çıkıyor. Kadın bakımlı. Kadın konuşmaya başlar.

Hadi iç tatlı dillim. Güleç yüzlüm. Hadi aşkım. Surat yapma bana işte.. Ne yapayım. İstemiyorum. Dayanamıyorum hayatım. Nerden bileyim kimlerle olacaksın, nereye gideceksin.. Hayır, hayır canım onu kastetmedim... Tabi ki belli kimle nereye gittiğin. Ay evet tamam biliyorum, Rusya’ya iş gezisine gidiyosunuz Aytaç Bey ve Hasan Beyle. Biliyorum aşkım. Aaa Hasan Bey evlendi mi, hani şu nişanlı olandı o di mi? Evlendi mi! Neden bizi çağırmadı düğününe ki.. Haaa.. E nasıl karısı? Güzel? Hımmm.. Eh tanışırız heralde bigün. Yemeğe çağır bize bi akşam. E n’olucak canım. O başkaydı, o zaman çağırmam tabi, şimdi karısı var, merak ettim nasıl bi şey. Belki iyi de anlaşırız, çağır, çağır.. Amaaaan tamam n’apiyim aklım oraya gitti, şaşırdım evlendiğine o zamparanın. Bak zamparanın teki zaten. Ben biliyorum senin kimle gittiğini, nereye gittiğini hayatım ama mesela Hasan Bey’in kimle karşılaşacağı, canının nereye gitmek isteyeceği belli mi? Değil işte. Hoop onun bi tanıdığı çıkar Rusya’da. Hadi bakalım bi bara. Son gittiğimizde sen değil miydin aklım barlarda kaldı diyen? Ay nasıl utandım milletin önünde rus kızlarının güzelliğinden bahsetmenden bi bilsen. Hayır güzeller. Mis gibiler, ayol nasıl bu kadar hoş olabiliyolar aklım almıyo doğrusu. Neyse, ben de iyi kıvırdım, hiç bozuntuya vermeden nasıl da yapıştırdım “aa ben gönderir miyim seni hiç oraya yalnız” diye cevabı.. Amaan neyse herkes güldü de geçiştirdik. Göndermem aşkım, gönderemem. İş gezisi olabilir.. Başkası gitsin. İşten mi atılırsın? E birlikte gideriz o zaman. Ben karşılarım kendi masraflarımı. Zaten daha gezeceğim yerler var orda. Aaa Hasan’ın karısı da gelir belki, söylesene ona da. Aman tamam, ben olmadan hiçbir yere gidemezsin dedim. Bu kadar. Gidersen döndüğünde beni bulamazsın. Ha sen buna razıysan tamam. Hemen git.

Biraz sessizlik.

Kim arayan aşkım? Haaa evet evet. Hadi ya. Vay be. E iyi kotardı çocuk sonunda işi. Bana bak bişey sorucam, geçen gece onlarla nereye gitmiştiniz siz? Hah, Sia bara. Ya ben Esin’den duydum ki orası kadın doluymuş. Doğru mu hayatım? Doğruysa söyle, kızmıycam. Yani ne yapayım. Sen kolay kolay tav olmazsın öyle kadınlara. Rus kızları farklı tabi. Söyle aşkım doğru mu? Hımmm. Nasıl kadınlar var peki? Anladım aşkım. Tamam tamam, başka soru sormadım. Tabi canım biliyorum ne kadar özleyerek gelmiştin o akşam yanıma. Ayy canım benim. Bitanecik sevgilim. Esin de bi alem. Ama ben
dedim ona, ben kocamı öyle her yere göndermem dedim. Bensiz adımını atamaz dedim. Sonuçta etkileniyo gidince, ama ben ipleri tutuyorum dedim. Şaşırdı, ağzı böyle açık kaldı. “Aaaa” dedi “yaşa be” dedi. “Ben de somurtup oturuyorum, hakikatten yalnız bırakmamak lazım” dedi. Neyse canım işte böyle, sıkmayayım seni kadınlar arasında böyle sohbetler olur bilirsin. Hani önceleri sorardın bana neler kaynatıyosunuz anlatsana kız, derdin. Ay nasıl da merak ederdin. Şimdi artık biliyosun tabi di mi.. (güler) Her şeyi bilen yakışıklı erkeğim benim. Güçlü kollarını da özledim, bunu da bil yani.. (utangaç ve aynı zamanda işveli) Ya ben seni çok seviyorum. Biliyo musun seni her şeyden korumak istiyorum. Sonra kendin üzülme diye aslında daha çok. Biliyorum bazen canın çekiyor, biliyorum, biliyorum. Tamam sevgilim, olabilir böyle şeyler, sen sağlıklı bir erkeksin ne de olsa, bu benim için de iyi bişey zaten. (kahkaha) Yani istemen çoook doğal aşkım. Ama biliyosun işte gelip geçici hevesler bunlar. Ben mahvolurum, yaşayamam, kesinlikle kaldıramam bitanem. Sen de cok üzülürsün biliyosun. Hiç sözünü bile etmek istemiyorum ama geçen sefer ne kadar kötü olduğumuzu hatırlamıyo musun aşkım? Nasıl özürler dilemiştin benden. Ayaklarıma kapanmıştın. Ah canım benim. Seni öyle görünce nasıl da ağlamıştım ben de. İnanamıştım kendime. Gözümden yaşlar boşanıvermişti. Demek öyle oluyormuş. Vay bee... (güzel bir anısını hatırlıyor gibi dalar gider..Sonra toparlanır) Ne kadar kötüydü. Bi daha öyle bişey yaşamak istemezsin sen de di mi. Ayyy en kötüsü de Aysen’lerin duymasıydı kavgamızı.. Sonra ertesi gün beni az sıkıştırmamıştı. “Noldu, noldu, aldattı mı yoksa kız seni?” Şıllık. Sanki bilmiyoruz onun ikinci kocasıyla evli olduğunu. Bak hala bozuktur aramız. Aman ne konuşucam ben onunla. Hakkında söylenenleri bi bilsen.. Neler neler. Neyse, sen boşver.

Biraz sessizlik

Kimmiş arayan aşkım? Neden kapattın telefonu? Hı? Hımmm.. (telefona uzanır, alır, erkeğe dönerek) Bi saniye bakabilir miyim telefonuna? Bakıcam dedim!!! (son arayana bakar) Gizem. (sessiz kalır, yutkunur) Kim? Haa öyle mi.. (yutkunur) Tamam hayatım. (zorla güler) Ama anlıyosun beni di mi. Yoruluyorum tabi ben de ama napiyim, aklım hep sende canım. Yapmazsın, biliyorum. Biliyorum, biliyorum, biliyorum. Tamam, sussssssss... Yapmazsın.

Yok gidemezsin tatlım. Bak o konuda cok netim. Yapmazsın dedim evet ama boş bırakmaya gelmez bitanem, can bu, ister. Ben gözümü ayırmayayım da üstünden.. Sen de üzülme, ben de. (güler) Evet, evet.. (gülmeye devam eder) Gerekirse yapışıcam üstüne, uyku uyumiycam.. (giderek daha çok güler) Sen nerdesin, ben orda. Hatta, hatta elinden tutup seni tuvalete bile ben götürücem. (kahkaha atar) Ay... Güldürdün beni.. Bak kocacım.. Sana anlattım işte. İstemiyorum dedim. Hayır, havalimanına gidip bilet falan almıyoruz. Alıyosak da ikimize de alıyoruz. Evet, biliyorum, burda bu yüzden buluştuk ama ben de senle konuşacaklarım olduğunu söylemiştim di mi. Bırakamam seni, anla. Olmaz. Bırakırsam sen de üzüleceksin sonunda biliyosun. Napiyim güzel gözlüm. Cok aşığım sana. Beni tuttuğun gibi başkalarını da tutmana dayanamam. Ölürüm. Hem sen olsan... (birden susar) Ölürüm aşkım, ölürüm. Geçen rüyamda kahroldum zaten. Kabusa dönüştü gittikçe.

Sen vardın önce yanımda, çırılçıplaksın. Hatta sana “bu güzel tenin sadece benim” diyorum. Okşuyorum, okşuyorum, öpüyorum. Sonra birden kayboluyosun. Ama nasıl? Ben hala birini öpmeye devam ediyorum ama bi bakıyorum öptüğüm bir kadın bedeni. Kafamı kaldırıyorum kadın bana bakıp kahkahalar atıyor. Sadece o da değil, 3 kadın birden gülüyorlar bana. Onlara seni soruyorum, daha cok gülüyorlar. Kadınlardan bi tanesi o anlattığın sarışındı bu arada. Onu öldürmek istiyorum. Evet, evet.. Üstüne yürüyorum, diğerleri tutuyolar beni, yatağa yatırıp.. Ayy inanmayacaksın ama.. (durur, devam etmekte zorlanır) Hey allahım ya... Ama rüya işte.. (erkeğe bakar) Aman canım, şey yapıyolar işte. Yani şey.. (sesi kısılır, ama utangaç degil) Oral yapmaya başlıyo bi tanesi, diğeri de üstümde. (hafiften gülümser) Üçüncü de mememe krem sürmüş, okşuyor. (birden fena olur, gülmesini tutamaz) Bir an unutuyorum seni, ara sıra tekrar soruyorum, ben sordukça onlar daha da şiddetle devam ediyorlar. Nefesim kesiliyor. Unutuyorum. Kendimden geçiyorum. Sonra bir kez daha sormaya çalışıyorum seni. Kadın oralı bırakıp ağzıma yapışıyor. Kayboluyorum sevgilim. (kendini kaybederek anlatır, sesi de yükselir) Kayboluyorum o tadda. Merak ettiğimi farkediyorum. Meğer böyleymiş işte diyorum kendi kendime. Sanki kadının –sarışın olanın- ağzında eriyorum. Tükürüğü oluyorum onun. Sadece bir tükürük. Onun bi parçası. Ve aşkım ona sıkıca sarılıveriyorum. Diğer iki kadın kenara çekiliyorlar, ben sarışına sıkıca sarılıyorum, hatta ona “canım” diyorum sanırım. Bir şeyler dediğim kesin. Ama sonra iki kadının arasında sen beliriyosun. Yine gülmeye başlıyorlar. Seni görünce çığlık atıyorum. Ve uyanıyorum sevgilim.


Durur, bir süre sessizlik.

(garip bi sakinlikle) Sana yeni bi şeyler aldım bugün. Hani beğendiğin uzun kollu gömlek vardı ya. Aldım onu. Bi de çok tatlı bi eşofman aldım. Bu Pazar Belgrad ormanlarına yürüyüşe çıktığımızda giyersin. (Sanki transa geçmiş gibi devam eder, ne konuştuğunun farkında değilmiş gibi) Bir de kuaföre uğradım, yeni saç modeli düşünmüş benim için. Baktık biraz birlikte. Yarınki davet için randevu aldım hem. Sonra senin ofisine uğrayacaktım aslında. Ama şimdi park yeri sorunu olacak yine diye gelmedim. Aysel’le bi kahve daha içip kalktım. Buraya geldim doğru, eve uğramadım.

Sessizlik.

Efendim tatlım? Ne bileyim.. Bi daldım işte öyle.. Sigara? Ben yakayım bi tane.. Yok yok bişeyim yok aşkım.. Sen yanımdayken neyim olabilir ki. Geçer birazdan. Biraz başım ağrıdı, yorgunluktan galiba. Hadi eve gidelim. Hadi canım eve gidelim. Yeni kıyafetlerini orda göstereyim sana. Güzel gözlüm hadi. Eve gidelim.

(cin ayşe'nin 2 sayısından)

Hiç yorum yok: